İzzet EKER

Diğer Yazılar


Tarih: 10.12.2018 19:33:58 Beğenme Hata Bildir

Kurban ibadetinin insanlıkla yaşıt olduğunu söylersek herhalde bir yanlışlık yapmış olmayız. İlk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Âdem’den başlayıp, kıyamete kadar devam edecek olan bir ibadet.

Kurban, kişinin sevdiği, değer verdiği şeyi, “ sevgililer sevgilisine “ adamasıdır. Sevdiğini,  sevdiği için feda ederek, “ En Sevgiliye “ daha çok yakınlaşma, yaklaşma isteğidir.

Sevgilinin sözünden çıkmamak,   O’nun bir dediğini ikiletmemektir, Kurban.

Her ne dersen kabulüm, emrin başım üstüne demektir, Kurban.

Kişinin yaratıcısına olan bağlılığını gösteren bir şiardır, Kurban.

“ Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece, sizin, emirlerine olan bağlılığınız ( takva ) ulaşır. “ ayetinde olduğu gibi kayıtsız şartsız teslimiyettir, Kurban

Kısacası; “ Aşktır “ , Kurban.

Mancınıkla Nemrut’un ateşine atıldığı anda bile “ Ey İbrahim! Ben Cebrail’im. Var mı benden bir isteğin, Allah’a ileteyim, yardım edeyim sana “ diyen  Meleğe “ Benim dileğim, Allah’a dır, sana değildir. Ben O'nun kölesiyim! Ateşte O'nundur! Nasıl dilerse öyle yapsın “ diyebilen Hz. İbrahim’in Allah’a olan aşkıdır, Kurban?

Bu aşkın karşılığını “ Sevgililer Sevgilisinin “ , gül bahçesi sunarak vermesi değil midir Kurban?

Hz. Yakup; hasretine, yokluğuna dayanamadığı biricik oğlu Yusuf’un üzüntüsünden iki gözünü Allah’a kurban etmemiş midir?

Kurban olarak verdiği gözlerinin, Mısır’dan gelen “ Yusuf ” kokulu gömlekle açılması bu aşkın karşılığı değil de nedir?

Hz. İbrahim, Allah’a verdiği sözden dolayı biricik sevgilisi İsmail’i “ en sevgili “  için kurban etmeye kalkışmamış; O’na “ Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün ne dersin? ” dediğinde, Hz İsmail de “ Babacığım, emrolunduğun şeyi yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın “ dememiş midir?

İşte bu yüzden Hz. İsmail hayatı pahasına bile olsa,  sırf en sevgili için Kurban olmayı kabul etmemiş midir?

Onun için dememiş midir Sahabe – i Güzin “ anam, babam, canım kurban olsun, feda olsun senin yoluna ey Allahın Resulü “ diye.

 Tâif’te Hz. Peygamberle birlikte taşlanan Zeyd, Allahın Resulüne gelen taşlara karşı vücudunu; Uhud Savaşında, Talha b. Übeydullah bir kolunu Resulullah’a kurban etmemiş midir?

İslam tarihindeki ilk öğretmen olan Mus’ab b. Umeyr, Peygamberimizin amcası Hz. Hamza ve daha birçok şehit “ en sevgili “ için kurban olmamışlar mıdır?

Ve bu yüce insanlar gibi pek çokları, hayatlarındaki en önemli şeyleri feda etmemişler midir    “ en sevgili “ ’nin gönlünü kazanmak için?

“ Ben iki kurbanlığın oğluyum “ diyen bir Peygamberin ümmeti olarak, gelin bizde bu bayramda; dünya telaşından yapamadığımız, unuttuğumuz, fırsat bulamadığımız, “ aman sonra yaparım “  dediğimiz, insanların hayrına olan pek çok şeyi yapmaya çalışalım.

 Yaşlılarımızı, büyüklerimizi, hastalarımızı, engelli kardeşlerimizi ve kimsesizleri ziyaret ederek, onların gönüllerini almaya; tebessüm etmekle bile olsa onlara yardım etmeye, çalışalım.

Hayatımızdaki bazı şeyleri kurban etmeden, “ kurban “ olunamayacağını unutmayalım.

Peygamberimizin her sene iki tane kurban kestiğini; birisinin ailesi, diğerinin ise ümmetinin kesemeyenleri için olduğunu unutmayalım…

Bizler de âlemlerin kendisi için yaratıldığı Nebi’yi örnek alarak; kestiğimiz kurbanlarda, kesemeyen kardeşlerimizin de hakkının olduğunu bilelim ve bunu hayatımızda uygulayalım.

Haclarımız “ mebrur “,  kurbanlarımız “ makbûl “ ,  bayramımız  “ mübarek “ olsun…

 

YAZARLAR