Mustafa Allah'ı Tanıyor

Bir gün, Mustafa arkadaşlarıyla Allah’ın varlığı hakkında tartıştıktan sonra eve geldi  

Çok sinirli ve huzursuzdu  Durup dururken:

- Allah olsaydı biz de görürdük, dedi 

Babası Mustafa’nın bu halini yadırgadı  Ona;- Eğer düşünürsen, Allah’ın varlığını aklınla bulabilirsin, dedi 

Babası Allah’ın varlığını Mustafa’ya farklı bir şekilde öğretmek istiyordu  

Mustafa uyurken onun Türkçe defterini açarak bazı sayfalarını kalemle karaladı  

Mustafa, defterini açtığı zaman öfkelendi.

- Kim çizdi benim defterimi anne? Diye bağırdı

Annesi: Bilmiyorum, çocuğum dedi.

Babası:Kalemin kendi kendine çizmiştir, dedi 

Olur mu öyle şey? Diye söylendi.

Bir başka gün Mustafa, ayakkabısının tekini bulamadı  

Aradı taradı, sonunda ayakkabısını mutfağın bir köşesinde görünce 

- Bunu buraya kim koydu? Diye öfkelendi 

Babası: Kendi gitmiştir, dedi 

Olur mu öyle şey baba? Ayakkabının ayağı mı var? Canınız eğlenmek istiyor galiba, diye söylendi  

Daha sonraki günlerde, pijamasını misafir odasında, dolmakalemini ayakkabısının içinde bulan Mustafa, artık dayanamadı  Ağlamaklı bir sesle:

- Kim yapıyor bunları? Benimle kim dalga geçiyor? Diye bağırdı.

Babası Mustafa’yı yatıştırarak şunları söyledi 

- Bak çocuğum, bunların kendi kendine hareket edebileceğini söylediğim zaman haklı olarak kabul etmiyorsun  Bu işleri mutlaka birinin yaptığını düşünerek onu araştırıyorsun  Haklısın, öyle olması gerekir  Bu çok kolay ve basit işlerin kendiliğinden olmayacağını kabul ediyorsun da kendi vücudunun, şu ağaçların, hayvanların, ayın, güneşin, hatta en küçük bir yaprağın bile kendiliğinden olamayacağını niçin düşünmüyorsun?

- Her şeyi bir yapan varsa, onları da bir yapan vardır  Bu kadar kusursuz işleyen bir düzen, kendiliğinden kurulabilir mi?

Mustafa:

- Haklısın babacığım, diyerek hatasını kabul etti ve kendisini Allah’ı düşünmeye yönelttiği için de babasına teşekkür etti 


 

Eker Test Tanıtım Reklamları